Nejbir Erkol
Sınır (limit), 2018

Nejbir Erkol’s work often revolves around the assumption that we can use our feet for moving without even thinking about it. As her father is unable to walk and his world is limited by the walls of one room, she questions how our world is designed for a certain type of body that stays within the range of the ‘normal’.

 

During the opening of the exhibition Sit, stand, walk!, she will realize the performance Sınır. Throughout the duration of the opening she will not be able to move because she is limited by a specially designed pair of woman’s shoes that are bound together by a strap.

The impediment of a woman moving her legs is rooted in an old tradition, even the Christian figure of the Holy Mary has been depicted with a strap around her ankles as an icon for her lasting virginity in byzantine mosaics found in Turkey. Nejbir Erkol questions the very agency of movement, from the most basic one that is separating one feet from the other in order to displace our bodies: walking.

 

Our movements are submissive to the forms in which they are casted. The form of the shoe dictates how you move and becomes part of your identity, gender declaration and even the way you move when you walk, stand or sit. After the performance the shoes will turn into a static object that contradicts itself in functionality, as it is obviously designed for feet but not for walking.

Nejbir Erkol
Sınır (limit), 2018

Nejbir Erkol’un işi, hareket etmek için ayağımızı kullanırken, bunun genelde düşünmeden yaptığımız bir eylem olması varsayımı etrafında dolaşmaktadır. Erkol, babası yürüyemediğinden ve dünyası bir odanın duvarları arasında sınırlandırılmış olduğundan ötürü, dünyamızın nasıl ‘normal’ aralığı içerisinde kalan belirli bir beden biçimi için tasarlandığını sorguluyor.

 

Erkol, “Otur, Kalk, Yürü!” sergisi açılışı boyunca Sınır performansını gerçekleştirecek. Performansta açılış süreci boyunca özel olarak tasarlanmış, birbirine bir kayışla bağlı kadın ayakkabılarıyla sınırlandırıldığından ötürü hareket edemeyecek. Kadınların bacaklarını hareket ettirme engeli eski bir gelenekten kökünü almaktadır ve performans bu geleneğe referans vermektedir; Türkiye’de bulunan Bizans mozaiklerinde Hristiyan Yüce Meryem figürü, daim olan bekareti için bir ikon olarak bileklerinde kayışla resmedilmiştir.

 

Nejbir Erkol hareket organını sorguluyor, bedenimizin yer değiştirmesi için bir ayağımızı diğerinden ayıran en basit hareket: yürümekten başlıyor. Hareketlerimiz içine döküldükleri biçimlere itaat ediyor. Ayakkabının biçimi hareket etme şeklimizi dikte ediyor ve kimliğimizin, toplumsal cinsiyet beyanının ve hatta yürüdüğünüzde, ayakta durduğunuzda ya da oturduğunuzda hareket etme biçimlerinizin bir parçası haline geliyor. Performanstan sonra ayakkabılar, açıkça ayaklar için tasarlanmış olduğundan fakat yürümek için olmadığından, kendi kendisiyle işlevselliğinde çelişen, statik bir nesneye dönüşecek.

  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon